Devir Ne Zaman Yapılır?
Ölünün namaz, oruç, zekât, nezir, kurban ve benzeri ibadet borçları çok olup da malının üçte biri hepsine kâfi gelmezse veyahut hiç malı ve parası bulunmazsa devir yapılır. Malın üçte biri borçların tamamına yetiyorsa devir gerekmez; fidyeler doğrudan fakirlere verilir.
Devrin Tarifi
Devir şudur: Bir miktar para veya eşya borç alınır; bu para ne miktar namazın fidyesine muadil oluyorsa, o kadar namazın fidyesi olarak bir fakire verilir. Fakir bunu kabul edip teslim aldıktan sonra, devri yapan zâta hibe ve teslim eder. Devri yapan, fakirin hibesini kabul edip teslim aldıktan sonra, yine o miktar namazın iskatı için fidye olarak aynı fakire veya başka bir fakire verir. Fakir yine kabul edip aldıktan sonra geri hibe eder.
Her defasında verilen para veya eşyanın muadil bulunduğu miktar namaz sâkıt olmak suretiyle, ölünün namaz borçlarının tamamı sâkıt oluncaya kadar bu işlem tekrar edilir. Namazların sayısı tamam olduktan sonra aynı para ile sırasıyla:
- Birkaç defa ölünün kalmış oruç borçlarının fidyesi için,
- Birkaç defa kalmış zekât borçları için,
- Birkaç defa kalmış kurban borçları için,
- Birkaç defa kalmış nezir borçları için,
- Birkaç defa hukuk-ı ebeveyn (ana-baba hakları) için,
- Birkaç defa evlât hakları için,
- Birkaç defa hukuk-ı zevce (karı-koca hakları) için,
- Birkaç defa hukuk-ı cîrân (komşu hakları) için,
- Birkaç defa hayvan hakları için,
- En son bir defa da "küllemâ vecebe ve mâ faraza aleyhi" (üzerine vacip ve farz olmuş her ne varsa onun) için devir yapılır.
Devir tamam olduktan sonra duanın kabulü ve ölünün ruhu için birer Fâtiha okunur; borç alınan para veya eşya sahibine iade ve teslim edilir (Merâkı'l-Felâh ve Tahtâvî, S.237-239; İbni Âbidîn, S.686-687).
Devir Sayısı Nasıl Hesaplanır?
Ölü, vasiyetinde kazaya kalmış namaz borçlarının miktarını beyan etmişse, o miktar namaz iskat edilinceye kadar devir yapılır. Borçlarının miktarını bildirmemiş veya kendisi de bilmiyorsa; ömrünün tamamından sabâvet (çocukluk) yılları çıkarıldıktan sonra kalan yılların tamamı hesap edilip devredilir. İhtiyaten böyle olması daha muvafıktır; çünkü kılmış olduğu namazların şart veya rükünlerine riayetsizliğinden onlardan da borçlu olmak ihtimali vardır.
- Ölü erkek ise on iki senesi, kadın ise dokuz senesi mükellef olmadığı sabâvet yılları olarak düşülür; kalan yılların tamamı devredilir.
- Bir gün ve bir gecede, Vitir namazı ile beraber edası farz olan altı vakit namaz vardır; bir ayda yüz seksen vakit namaz eder.
- Her namazın fidyesi bir fıtra olan 520 dirhem (1666 gram) buğday veya verileceği zamanın rayicine göre kıymetidir.
Eldeki Paraya Göre Devir
Devir için elde mevcut olan veya borç alınan para:
- 180 fıtra bedeli olursa devir bir aylıktan yapılır → sene sayısı 12 ile çarpılır.
- 360 fıtra bedeli olursa iki aylıktan → sene sayısı 6 ile çarpılır.
- 540 fıtra bedeli olursa üç aylıktan → sene sayısı 4 ile çarpılır.
- 1080 fıtra (altı misli) bedeli olursa altı aylıktan → sene sayısı 2 ile çarpılır.
- 2160 fıtra (on iki misli) bedeli olursa bir senelikten → senenin sayısı kadar devir yapılır.
Para ne kadar fazla olursa o nispette devir kısalır. İki, üç, beş, on senelik namazların hepsine muadil olacak para mevcut olursa, hepsinin fidyesini bir defada toptan vermek caiz olur.
Hesaplama Robotu ile Otomatik Hesaplayın
Devrin Keyfiyeti (Uygulanışı)
Devredilecek eşya veya para hazır edilip bir mendile sarıldıktan sonra; ölünün yaşına ve paranın tutarına göre yapılacak devrin adedi tespit edilir. Sayıyı takip etmek için bir kişi tesbih çekmeye tayin edilir. Devri yapacak vâris veya vekili, devredilecek eşya veya parayı teslim alır ve devre şöyle başlar:
"Ahmet oğlu Mehmed'in — veyahut Ahmed'in kızı Fatma'nın — edasından âciz bulunduğu (meselâ) bir aylık namazlarının iskatı için verdim, kabul et." der.
Fakir: "Alıp kabul ettim ve sana hibe ettim." deyip geri verir. Bu surette namaz borcu tamamen iskat olana kadar devredilir. Sonra aynı minval üzere oruç, zekât, nezir, kurban borçları ile ana-baba, evlât, karı-koca, komşu ve hayvan hakları için; en son — ölünün ve babasının adı zikredilerek — "küllemâ vecebe ve mâ faraza aleyhi"nden kalmış borçlarının iskatı için devredilir.
Devir tamam olunca ölünün ruhu ve duaların kabulü için birer Fâtiha-i şerife veya daha ziyade Kur'ân okunur; Allah Teâlâ'dan kabul buyurması ve cümlemizin taksiratını affetmesi için dua ve niyaz edilir. Devrin büyüğü, küçüğü; tam devri, yarım devri olmaz. Devir, mükellef olan ölüler için yapılır: bir senelik mükellef olana da, yüz senelik mükellef olana da aynı devir yapılır; yalnızca sayısı değişir.
Kimler Devre Oturabilir?
Devre oturacak fakirler için şer'an tayin olunmuş bir sayı yoktur; bir tek kişi ile de devir yapılır. Devre oturacak kimselerde şu şartlar aranır:
- Âkil (akıl sahibi) olmalı — deli devre oturamaz; çünkü devirde alınan parayı geri hibe etmek vardır, delinin hibesi sahih olmaz.
- Bâliğ olmalı — henüz mükellef olmamış sabî (çocuk) devre oturamaz; sabînin hibesi de sahih olmaz. (Fakir ve muhtaç sabî veya deli kayrılmak istenirse, devre oturtulmadan kendilerine kefaretlerden münasip miktarda verilir; parayı idare edemeyecek durumda iseler onlara harcanmak üzere velilerine verilir.)
- Fakir olmalı — nisap miktarı servete mâlik olan şer'an zengindir; vâcip sadakalardan alması caiz ve helâl olmaz. Zengine verilen fidye sahih olmadığından onunla ölünün borcu sâkıt olmaz.
- Sâlih olmalı — fâsık kimselere, bilhassa alacağı parayı mâsiyete vereceklere vâcip sadakaların verilmesi caiz olmadığından, fâsık olanlar devre oturtulmaz.
Velhâsıl; devir yapmak için çok sayıda adam aramak lazım değildir. Zekât, fıtra, kefaret ve nezir gibi vâcip sadakaların verilmesi caiz ve sahih olan fakirlerden olmak şartıyla, bir veya birkaç fakirle devri yapmak evlâ ve elyaktır.
Devri Kim Yapar?
Ölünün vârisi veya velîsi yahut vasîsi olan zâtın devri bizzat kendisinin yapması evlâdır. Kendisi yapamazsa, ehli olan bir zâtı vekil edip devri ona yaptırır. Devri yapacak zâtın fakir olması şart değildir; çünkü devri yapan fidye almıyor, veriyor; sonra da fakirin hibesini kabul ediyor. Zengin olmak veya ölünün vârisi bulunmak, fidyeyi vermeye ve hibeyi kabul etmeye mâni değildir.
Kefaretler Hakkında Kaide
Namaz ve oruç fidyelerinden birçok namazın ve orucun fidyesini defaten bir fakire vermek caizdir. Kalmış zekât, kurban ve nezredilmiş sadakalar da böyledir. Fakat kefaretler böyle değildir: Kefaretlerden bir fakire bir günde bir fıtra miktarından fazla vermek caiz olmaz. Sayısı nass ile beyan olunan bütün kefaretler böyledir; yemin kefareti için on fakir bulup her birine birer fıtra kıymetinde kefaret vermek lazımdır. Savm, katil ve zıhâr kefaretlerinde de bir fakire bir günde bir kefaretten fazla verilemez. Ancak kefaretlerin nevileri başka başka olursa, her birinden birer tane bir fakire verilmesi caiz olur.